Pages

Ads 468x60px

Yetişkinlerde Belirtileri


Asperger sendromu hayat boyu sürer, yine de zamanla dengelenir ve gelişim görülür. Yetişkinler çoğunlukla güçlü ve zayıf yönlerinin farkındadır. Diğerlerinin sosyal işaretlerini anlamak dahil sosyal vasıfları öğrenebilirler. Asperger sendromlu çoğu kişi evlenir ve çocuk sahibi olur.

Detaylara dikkat etme ve ilgi alanlarına odaklanma gibi bazı tipik Asperger sendromu özellikleri üniversite ve kariyerde başarı şansını arttırabilir. Teknoloji Asperger sendromlu birçok kişiyi cezbeder ve Asperger sendromluların en yaygın kariyer seçimleri mühendisliktir. Tabii ki Asperger sendromlu kişilerin tek iyi olduğu alan bilim değildir. Wolfgang Amadeus Mozart, Albert Einstein, Marie Curie ve Thomas Jefferson gibi tarihte saygı duyulan bazı kişilerde de Asperger sendromu vardı.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Evet Hayır İle Cevap Verme

EVET/HAYIR ILE CEVAP VERME
Cocugun tercih ettigi bir nesne (mesela cubuk kraker) ve tercih etmedigi bir nesneyi (mesela kalem) masaya koyun. Once tercih etmedigi nesneden baslayin. Elinizde tutup “Kalem mi istiyorsun?” seklinde sorun. Hayir cevabini verince odullendirin. Sonra istedigi nesneyi elinize alin ve “Cubuk kraker mi istiyorsun?” seklinde komut verin. Evet cevabini verdiginde odullendirin. Nesne sayisini istediginiz kadar arttirabilirsiniz.
7. FIILLER
(A) Resimli Kartlarla: Bir insanin veya hayvanin yapmis oldugu bir fiili gosteren bir kart secin (Mesela bir cocugun kostugunu gosteren bir kart). “Cocuk burda ne yapiyor?” seklinde komut vererek cocugun fiili isimlendirmesini bekleyin. Davranis, asamali olarak azaltilmak kaydiyla odullendirilir. Istediginiz sekilde ve sayida kartla bu islemi yapabilirsiniz.
(B) Insanlarla: Bu uygulama icin size yardimci olacak birisini secmelisiniz (cocuk veya yetiskin olabilir). Yardimci olacak kimse yoksa kol ve bacaklarini oynatabileceginiz oyuncak bir bebek veya kukla da isinize yarayabilir. Yardimiciniz bir hareketi yaparken mesela “Ali ne yapiyor?” seklinde sorun ve cocuktan fiili isimlendirmesini bekleyin. Otistik cocuklarin buyuk bir kismi zamir kullaniminda zorlandigi icin hareketi kendiniz yapmayin (Mesela “Ben ne yapiyorum?” diye sordugunuzda uygun cevap “yuruyorsun” olacaktir. Halbuki otistik cocuklar bunu soylemekte zorlanabilir. “Yuruyorsun” yerine “yuruyor” demek daha kolay olacaktir).
(C) Kendisi: Cocugunuzdan bir hareket yapmasini isteyin (Fiziksel olarak yardimci olarak veya hareketi kendiniz gostererek bunu yaptirabilirsiniz). “Ne yapiyorsun” komutunu vererek cocuktan fiili ismlendirmesini bekleyin. Davranis, asamali olarak azaltilmak kaydiyla odullendirilir. C asamasi kesinlikle A ve B basarildiktan sonra uygulanmalidir.

Gençlerde Belirtileri

Belirtilerin çoğu gençlik boyunca kalır. Asperger sendromu olan gençler kendilerinde eksik olan sosyal becerileri öğrenmeye başlayabilse de, iletişimde zorlanmaya devam ederler. Diğerlerinin davranışlarını anlamada zorlanmaya devam ederler. Asperger sendromlu genç (tıpkı diğer gençler gibi) arkadaşları olsun isteyecektir, fakat diğer gençlere yaklaşırken ürker veya korkar. Kendini diğerlerinden farklı hissedebilir. Çoğu genç havalı olmaya ve görünmeye önem verse de, Asperger sendromlu gençler uyum sağlamayı asap bozucu ve duygusal olarak tüketici bulabilirler. Yaşlarına göre daha çocuksu ve saf olduklarından ve kolay güvendiklerinden, kolayca alaylara ve zorbalığa maruz kalabilirler.

Tüm bu zorluklar Asperger sendromlu gençlerin çekingen olmasına, sosyal olarak dışlanmasına, anksiyete ve depresyona sebep olabilir.

Yine de bazı Asperger sendromlu gençler birkaç yakın arkadaş edinebilir ve bu arkadaşlıkları sürdürebilir. Bazı klasik Asperger özellikleri çocuğunuza yarar sağlayabilir. Asperger sendromlu gençler genellikle sosyal normları, modayı ve geleneksel düşünceyi takip etmekle ilgilenmezler, bunun yerine yaratıcı düşünce ve orijinal ilgi alanları ve hedefler peşindedirler. Kurallar ve dürüstlükle ilgili seçimleri sınıfta ve vatandaş olarak sivrilmelerine neden olabilir.

Otizmli Bir Kızın Olağanüstü Kitabı “Hiç Kimse Hiçbir Yerde”

Otizmli bir kızın olağanüstü otobiyografisi. Donna Williams’a çocukluğu boyunca birçok isim takılmıştır: sağır, rahatsız, aptal, deli… Kendi içinde, kendi dünyası ön planda, bizim dünyamız ise arka planda olarak yaşamıştır. Hem kendinden hem de dış dünyadan izole olmuş olan Donna, kendi kelimeleri ile, hiçbir yerdeki hiç kimsedir. Bu iki dünya arasında vahşice gidip gelmiş, bizim dünyamıza katılabilmek ve aynı zamanda onu dışarıda bırakmak için savaşmıştır. Senaryolar ve repertuarlar ötesinde saklanmış olan dış dünya ile bağlantı kuramadan, onu bombardıman eden sosyal görüntülerin yamalı bileşenleri olarak bir vücut içindeki hayalet gibi yaşamıştır.

Kaynak: Yaşadıkça

Çocuklarda Belirtileri

Ebeveynler çocuklarında Asperger sendromu belirtilerini ilk olarak diğer çocuklarla etkileşime girdiği okul öncesi çağda fark ederler. Belirtiler:

Sosyal ipuçlarını seçememe ve diğerlerinin beden dilini anlama, sohbete başlama veya sohbeti sürdürme ve sırayla konuşma gibi doğuştan gelen sosyal becerilerin eksikliği
Rutinlerdeki herhangi bir değişiklikten hoşlanmama
Empati eksikliği
Diğerlerinin konuşmalarının anlamını değiştiren konuşma tonundaki değişiklikleri, vurguları fark edememe. Yani çocuğunuz bir şakayı anlamayabilir veya alaycı bir yorumu kelime anlamıyla algılayabilir. Ve konuşması tek düze olabilir ve vurgu veya tonlamadan yoksun olduğu için anlaşılmayabilir.
Kendi yaşına göre fazla resmi bir konuşma stili vardır. Örneğin, “geri geldi” yerine “iade edildi”
Göz kontağından kaçınmak veya başkalarına bakmak
Alışılmışın dışında yüz ifadeleri veya vücut dili
Çok iyi hakim olduğu bir veya iki ilgi alanı olması. Asperger sendromlu çocukların çoğu bir bütünün sadece parçalarıyla veya alışılmışın dışında aktivitelerle aşırı ilgilenir. Örneğin; evler dizayn etmek, aşırı detayları olan resimler çizmek veya astronomi öğrenmek gibi. Yılanlar, yıldızların adları, dinozorlar gibi belirli konulara aşırı ilgi gösterirler.
Genellikle sevdikleri konular hakkında aşırı konuşurlar. Tek taraflı sohbetler yaygındır. İçsel düşünceler çoğunlukla sözlü ifade edilir.
Motor gelişimleri gecikmiştir. Çocuğunuz çatal bıçak kullanmayı, bisiklete binmeyi veya top yakalamayı öğrenmede gecikmiş olabilir. Yürüyüşü garip olabilir. El yazısı çoğunlukla kötüdür.
Yüksek duyarlılığa sahiptir ve yüksek ses ve ışık,yoğun tat veya dokulara karşı hassastır.
Bir çocuğun bu belirtilerin bir veya ikisini göstermesi Asperger sendromu olduğu anlamına gelmez. Asperger sendromu teşhisi konması için, çocuğun bu belirtilerin karışımına sahip olması ve sosyal durumlar karşısında belirgin bir problem yaşaması gerekir.

Asperger sendromu birçok açıdan otizme benzese de, Asperger sendromu olan bir çocuğun dil ve zeka gelişimi normaldir. Ayrıca, Asperger sendromu olanlar otistiklere nazaran daha fazla arkadaş edinmek ve diğerleriyle aktivitelere katılmak için çaba harcarlar.

Aile Yaklaşım Ve Davranışlar

Bireylerin en önemli öğretmenileri aileleridir. Ne kadar yoğun eğitim alınırsa alınsın, evde yapılan çalışmalar ve sergilenen tutumlar bireyin yaşamını ve bağımsızlık yolunda giden çalışmalarını önemli ölçüde etkilemektedir.
Anne-baba çocuğunun yapabildiklerini ve yapamadıklarını iyi gözlemlemeli, çocuğu ihtiyaç duyduğu eğitimi alırken kendisinin de sorumlu olduğunu bilmeli, çocuğuna fırsatlar tanıyarak bağımsız yaşama hazırlayabilmelidir.

Çocuklarımızın problemi ne olursa olsun, öncelikle bir çocuk olduğunu lütfen unutmayalım!
Yaşı daha büyük olan çocuklarımızın da potansiyeline inanmaktan vazgeçmeyelim!

Aşağıda çocuğunuzla beraberken size yardımcı olacak önerilerin olduğu bir liste bulacaksınız. Burada belirtilenleri uygulamaya çalışın ve not tutun. Çocuğunuzun öğrenmesinin ve öğrendiklerini göstermesinin nasıl farklılaştığını siz de göreceksiniz!

ÇOCUĞUNUZA FIRSAT VERDİKÇE GELİŞME SAĞLAYACAĞINIZI UNUTMAYINIZ!
DENGE: Basit al- ver ilişkisi oluşturun, karşılıklı sıra alın, eşit oranda bir şeyler yapın.

AZALTIN

ARTTIRIN
Çocuğu beklememek
Çocuktan daha fazla şey yapmak
Çocuktan daha fazla onunla iletişim
Kurmak
Tüm kararları almak, çocuğa seçenek sunmamak
Çocuğun oyun esnasında tüm kontrolü ele geçirmesi
Oyun esnasın tüm kontrolü ele geçirmek
Çocuğun aktivite ya da oyun bitmeden her zaman bırakmasına izin vermek
Oyunlara yeterince katılmaması
gerekli yerde açıklama yapmaması
Beklemek
Çocuğun yaptığı kadarını yapmak
Çocuğun kurduğu iletişim kadar onunla iletişim kurmak
Ortak karar almak, beraber seçim yapmak
Sıra almak
Çocuğun baskın olmamasına dikkat etmek
Katılımcı olmak
Çocuğunun ilgi süresini her geçen gün biraz daha uzatmak
Baskın olmamaya dikkat etmek
Gerekli yerde açıklamalar yapmak
EŞLEME: Çocuğuzun öğrenmesi için onun yapabileceği yollardan gidin.

AZALTIN

ARTTIRIN

Çocuğun yapamayacağı şeyleri yapmak
Çocuğun oynayamayacağı şekilde onunla oynamak
Sürekli gözlemci durumunda olmak
Çocuğun aktivitesiyle ilgili olmayan bir şeyle oynamaya çalışmak
Oynamaktan çok konuşmak
Çocuğun deneyimleri dışında yeni şeylerle oynamak
İmkânsızı istemek ve beklemek
Yapabileceğinden daha azını beklemek
Çocuğu fazla uyarmak
Çocuğu az uyarmak

Çocuğun yapabileceklerini yapma
Çocuğun oynayabileceği şekilde oynama
Çocuğun oyun arkadaşı olma
Çocuğun aktivitesine uygun oyunlar seçmek ve oynamak
Çocuğa yeni oyunlar gösterme ama önce tanıtma
Oynadığınız kadar konuşma, eğlenceli olma
Çocuğunun deneyimi olan oyunları oynama
Yapabileceği kadarını bekleme
Kapasitesinde olanı yapmasını isteme
Fazla uyaranı azaltma
Yararlı olan uyaranları kullanma.
KARŞILIK VERME: Çocuğunuzun olumlu davranışlarına karşılık verin, olumsuz olanlarına karşılık vermeyin


AZALTIN

ARTTIRIN


Çocuğun hareketlerini görmezden gelme
Çocuğun iletişimini görmezden gelme
Çocuğun ilgilerini görmezden gelme
Çocuğa yetişkin muamelesi yapma
Olumsuz davranışlara tepki verme
Çocuğun kaldırabileceğinden fazla uyaran yükleme, onu yorma
Eleştirerek cevap verme
Karşılık alınca çocuğun ortamı terk etmesi
Eski yapılanlara karşılık verme


Hareketlere karşılık verme
İletişime karşılık verme
İlgilerine karşılık verme
Çocuksu hareketlerle karşılık verme
Olumsuz davranışları görmeme
Çocuğu olduğu gibi kabul etme
Çocuğu uygun şekilde uyarmak
Çocuğun iletişim alnında kalmasını sağlayacak şekilde cevap verme
Yeni yapılanlara karşılık verme
KONTROLÜ PAYLAŞMA: İletişim kurarken çocuk ve ebeveynler kontrolü paylaşmalıdır.

AZALTIN

ARTTIRIN

Aktiviteyi ya da yapılacakları kontrol etme
Çocuğun yönlendirmesini görmeme
Çocuğu çok fazla takip etme
Çocuğun her şeyi kontrol etmesine izin verme
Çocuk için çok fazla şey yapma
Çocuğa sürekli soru sorma ya da onu test etme
Hiç kural koymama
Çocuğu fikrini söylemekten alıkoyma
Çocuğun her şeyi etkilemesine izin verme
Çocuğun bağımsızlığını elinden alma
Çocuğun yardımcı olmasını engelleme


Çocuğun yönlendirmesini takip etme
Paylaşmaya açık olma
Kontrolü ortak olarak sağlama
Aktivitenin sürmesini sağlayacak kurallar koyma
Bu kuralları açıklama ve gösterme
Çocuğun bağımsız bir seyler yapması için ona destek verme
Çocuğun işbirliği yapmasını destekleme
Çocuğun seçimine ve isteklerine saygı duyma
DUYGUSAL BAĞLANMA: İletişim kurarken çocuk ve ebeveynler zevk veren ve oyun dolu olan bir iletişim kurmayı sağlayın.

AZALTIN

ARTTIRIN
Gergin ve stresli bir halde iken iletişim kurmayı deneme
Çocuğu eleştirme ve yargılama
Çocukla sert bir biçimde iletişim kurmayı deneme
Çocukla sert ve resmi bir şekilde iletişim kurmaya çalışma
Çocukla fiziksel temastan kaçınma
Çocuğun çabalarını görmezden gelme
Oyun oynarken ciddi olma ve eğlenmeyi unutma
Sıcaklık ve huzur sağlamama
Duygularını göstermeme
Çocuğu iletişim halinde tutamamak



Çocuğu kabullenme
Esnek olma
Yakın olma
Çabaları destekleme
Eğlenceli ve komik olma
İletişimi sürdürme için çaba gösterme
Sıcak ve huzurlu ortam sağlama
Duygularını gösterme ve paylaşma
Fiziksel temas kurma

Otizm Eylem Planı


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın öncülüğünde kamu kurum ve kuruluşlar ile Otizm Platformuna üye sivil toplum kuruluşlarının birlikte hazırladığı 'Otizm Eylem Planı' 2 Nisan’da kamuoyuna açıklanıyor.
Otizm, doğuştan olan, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nöro-biyolojik bir farklılıktır.

Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı zorlaştıran ve kişinin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle 18 ay ile 3 yaştan önce ortaya çıkmakta ve bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkilemektedir.

Otizme sahip çocuklarda zaman zaman çeşitli düzeylerde zekayı kullanma sorunları, epilepsi nöbetleri, sindirim ve boşaltım sistemi sorunları gibi sağlık sorunları ile uyku ve beslenme bozuklukları gibi günlük yaşam sorunları görülebilmektedir
Dünyada son yıllarda şeker, kanser ve AIDS dahil olmak üzere bir çok hastalıktan daha fazla sayıda otizm teşhisi alınmaktadır. Bu sebeple Birleşmiş Milletler otizm konusuna özel önem göstermekte ve 2 Nisan gününü tüm dünyada “Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etmiştir.

Otizm Platformuna üye Sivil Toplum kuruluşlarınca hazırlanan, “Türkiye’de Otizm, Sorunlar, Beklentiler, Çözüm Önerileri” raporu ekseninde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından konuya ilişkin tüm tarafların görüşünü sunduğu çalıştaylar düzenlendi.

Türkiye’de otizmli bireylerin ve ailelerinin artan ihtiyaçları ve çeşitlenen talepleri karşılamak üzere otizmli bireyi ve ailelerinin yaşam kalitelerini arttırmak, ailelere destek vermek, sistemli ve nitelikli bakım hizmetlerinin sunulabilmesi için uygun politikaların geliştirilmesine yönelik, bakanlığımız öncülüğünde, diğer ilgili kamu kuruluşlarının ve STK’ların da görüşleri alınarak 'Otizm Eylem Planı' oluşturuldu.

Hazırlanan ‘Otizm Eylem Planı’ 2 Nisan Salı günü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin tarafından kamuoyuna açıklanacak.

Otizm ve Duyular


Beş duyumuz görme,işitme,duyma,dokunma,koklama otizmli bireylerde bir takım farklılıklarla ortaya çıkabilİir.Otizmli bazı bireyler parlak ısşılkarı ve renkleri sevmeyebilir.Bazıları ise bunlardan çok hoşlanabilir.Bazı otizmli bireyler yüksek seslerden rahatsız olabilirken bazıları da belli sesleri çok sevebilir.Bazı kokular onları rahatsız edebilirken bazı kokuları da çok sevebilirler.Bazı bireyler dokunulmasını istemezken bazılarıda dokunulmaktan ve dokunmaktan çok hoşlanabilir.Bazı bireyler yemek ve tatlar konusunda çok seçici olabilirken bazıları da her türlü yemeği sevebilir.

Otizm tarama testi zorunlu olsun

Her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıdığını belirten uzmanlar, erken teşhis için tarama testlerinin zorunlu Sağlık hizmeti olması talebinde bulunuyorlar.
Otizm Platformu Koordinatörü Aylin Sezgin, yaptığı açıklamada, otizmin doğuştan geliştiğini, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından veya işleyişinden kaynaklandığını belirterek, genellikle 3 yaşından önce ortaya çıkan otizmin bireylerin sosyal, iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini söyledi.
Tüm dünyada bilimselliği kabul edilmiş DSM-V ölçütlerine göre her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıdığına dikkati çeken Sezgin, bu kriter baz alındığında Türkiye'de tüm nüfus içinde 450 bin, 0-14 yaş grubunda ise 125 bin otistik çocuk bulunduğunu belirtti. Sezgin, otizm konusunda Ailelerin bilinçlenmesi ve teşhis yöntemlerindeki gelişmeler nedeniyle 0-6 yaş grubunda teşhis sayısının giderek arttığını ifade etti.
Otizmin diğer engel gruplarından en önemli farkının, otizmli çocukların erken tanı ve yoğun eğitimle sorunların giderilmesinde büyük kazanımların sağlanması olduğuna işaret eden Sezgin, platform olarak erken teşhis için tarama testlerinin zorunlu sağlık hizmeti olmasını talep ettiklerini söyledi.
Sezgin, otizmin bugün için kabul edilen en önemli tedavi aracının, erken yaşta verilmeye başlanan yoğunlaştırılmış ve bireyselleştirilmiş özel eğitim olduğunu vurgulayarak, "Erken yaşta tanı alarak, doğru yöntemlerle ve yoğun şekilde eğitim alan otizmli çocukların büyük çoğunluğu, bireysel ihtiyaçlarını karşılar duruma gelebilir, okula gidebilir ve yaşıtlarının sahip olduğu bazı becerileri edinerek toplumda yerine alabilir' diye konuştu.
Dünyada bilimsel olarak kanıtlanan yoğun eğitim süresinin haftada 40 Saat olduğunu dile getiren Sezgin, Türkiye'de devlet desteğiyle verilen aylık 10 Saatlik eğitimin oldukça yetersiz olduğunu ifade etti. Sezgin, Türkiye'nin ekonomik şartlarını da göz önünde bulunduran Otizm Platformu'nun bu sürenin aylık 40 Saate çıkmasını istediğini kaydetti.
Sadece 2 bin 114 çocuk eğitim alıyor
Türkiye genelindeki devlet okullarındaki otistik öğrenci sayısının sadece 2 bin 114 olduğuna dikkati çeken Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Otistik çocukların ve ailelerinin eğitim gereksinimlerinin karşılanmasının önündeki en önemli engel, ülkemizde otizmli çocuklara eğitim ve terapi verecek donamında ve yeterli sayıda öğretmen ve terapist olmaması ve yetiştirilememesidir. Bu engelin en önemli kaynağı ise üniversitelerimizde yeterli sayıda program ve öğretim üyesi bulunmamasıdır. Kurumlar üstü bir öneme sahip bu konunun ivedilikle çözüme kavuşturulabilmesi için geçici basit çözümlerden kaçınılmalı, kalıcı, orta ve uzun dönemli yöntemlerle bu eğitim açığı doldurulmalıdır.'
‘Farkında mısınız' kampanyası
Birleşmiş Milletler'in (BM) otizme dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla 2 Nisan'ı "Dünya Otizm Farkındalık Günü', nisan ayını da "Otizm Farkındalık Ayı' olarak ilan ettiğini hatırlatan Sezgin, bu Ay boyunca otizmle ilgili araştırmaların teşvik edildiğini ve bilinirliliğin arttırılarak, erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Sezgin, 16 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşan Otizm Platformu'nun da etkinlikler düzenleyeceğini bildirerek, "Farkında mısınız' adlı bir kampanya hazırladıklarını söyledi.
Kampanya kapsamında, tanıtım broşürleri, posterler, e-posta bilgilendirmeleri, radyolarda yayınlanmak üzere özel jingle hazırladıklarını, alışveriş merkezlerinde tanıtım stantları kuracaklarını anlatan Sezgin, "Bu çalışmaların ülke genelinde yaygınlaşması için otizmden etkilenen ailelerin yanı sıra iş dünyasından duyarlı bireylerin ve medyanın da desteğini bekliyoruz' dedi.

Televizyon Otizm'i Tetiklermi


Engelli Dayanışma Bilgi Paylaşım . Televizyon Otizm'i Tetiklermi

Tv Ve Bilgisayar Çocuklarda Otizme Yolaçıyor

TV ve bilgisayar başında uzun süre vakit geçirmek, çocuklarda okul öncesi dönemde otizme, okul çağında ise hiperaktiviteye sebep oluyor.

Bursa Özel Nilüfer İlkbahar Koleji Rehberlik Uzmanı Emine Güler , ailelere, çocukları ile daha çok vakit geçirmeleri tavsiyesinde bulunurken, “Tv ve bilgisayar başında uzun süre vakit geçirmenin çocuklarda okul öncesi dönemde otizme, okul çağı çocuklarında ise hiperaktivite ve dikkat dağınıklığına sebep olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.” dedi.

Çocukların, okula başladıktan sonra, özel etkinliklere gereksinim duyduğunu belirten Rehberlik Uzmanı Emine Güler, “Birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar olan dönemde yapılan sosyal aktiviteler (müze gezileri, tiyatrolar, sergiler, okul gezileri) çocukların öğrenme isteklerini besleyip, geliştirmede yararlı olmaktadır.” şeklinde konuştu.

Anne ve babanın, çocuklarına yapabileceği en büyük yardımın, çocuğun özellikleri ve yeteneklerine uygun eğitim imkanı sunmak olduğunu belirten Emine Güler, “Bununla birlikte her çocuğun ‘kendine özgü bir çocuk’ olduğunu unutmayın. Çocukluk döneminde diğer bütün çocuklar gibi sizin çocuğunuzun da en büyük ihtiyacı sevgi, anlayış ve ilgidir.” diye ifade etti.

Okul öncesi dönemde, çocuklara zihinsel yeteneğini geliştirecek oyuncak ve materyal almanın zihinsel gelişim açısından etkili olduğunu bildiren Rehberlik Uzmanı Güler, şöyle devam etti: “Çünkü okul öncesi eğitimde farklı yetenek ve fiziksel güçleri, oyunlar ve dramalarla olumlu bir şekilde karşılanmaktadır. Hikâye anlatma, resim çizdirme vb. etkinliklerle de çocukların üreticilikleri gelişmektedir.”

Çocukların, okula başladıktan sonra özel etkinliklere gereksinim duyduğunu söyleyen Özel Nilüfer İlkbahar Koleji Rehberlik Uzmanı Emine Güler, “Birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar olan dönemde yapılan sosyal aktiviteler (müze gezileri, tiyatrolar, sergiler, okul gezileri) çocukların öğrenme isteklerini besleyip geliştirmede yararlı olmaktadır.” şeklinde konuştu.

Çocukları, okul ve dersten arda kalan zamanlarda televizyon ve bilgisayar bağımlısı olmaktan kurtarmak için değişik ilgi alanlarına yönlendirmek gerektiğini belirten Özel Nilüfer İlkbahar Koleji Rehberlik Uzmanı Güler, şöyle devam etti: “Tv ve bilgisayar oyunları ve bunların başında uzun süre vakit geçirmenin çocuklarda okul öncesi dönemde otizme, okul çağı çocuklarında ise hiperaktivite ve dikkat dağınıklığına sebep olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu doğrultuda çocuklarımızı, astronomi, robot teknolojisi, satranç ve çeşitli sportif aktivitelere yönlendirebiliriz.”

Ailelerin, çocukları ile evde farklı oyunlar oynamaları tavsiyesinde bulunan Rehberlik Uzmanı Emine Güler, şöyle devam etti: “Evde çocuklarınızla (puzzle oynama, benzerlik ve farklılıkları bulma oyunları, hadi anlat bakalım, atasözü bulma, Türkiye veya dünya haritasından yer bulma, gizlenen sözcükleri bulma ve mantık bilmeceleri gibi) oyunlar oynayarak hem iyi vakit geçirebilir, hem de çocukların zihinsel gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...