Pages

Ads 468x60px

Otistik Empati

Otistik kişiler kör değil, sağır değildirler, fakat görmez gibi, işitmez gibi davranırlar. Davranırlar da o da bizim alıştığımız gibi değildir. Defalarca uğraşsanız ‘hoçça kal' anlamında el sallamayı öğretemezsiniz


Orhan Veli'nin Galata Köprüsü şiirini bilirsiniz. Galata Köprüsü'nde keyifle durup da gördüklerini kağıt üzerinde şiirleştirir Orhan Veli. Şiiri okuyanlar; gökyüzünün sınırsızlığında beyaz bulutları, denizin mavisinde sandallar, mavnaları, bacalarını 'şıp' diye kırıp köprünün altından geçiveren çatanaları görür gibi olurlar. Kuşların kanat çırpışlarını, vapurların 'vooouuup'larını işitir ve hatta dubalardan midye çıkaran zevatın nefes alışlarını hissederler. Orhan Veli bu kadarla da kalmaz. Gödüklerini, işittiklerini alabildiğine size aktarmanın da ötesine geçer yüreğinde hissettiklerini aktarır okuyanlarına. Onları kendi iç dünyasına taşır ve anlaşılır ki o da herkes gibi geçim derdindedir. Bir çırpıda Galata Köprüsünü resmeden bir kaleme sahip bu kişinin yaşamı boyunca geçim derdinde bırakan vefasızlığı düşünür de göz pınarlarınızda biriken yaşları silersiniz farkında olmadan.
Şiiri okurken hayalinizde canlanan hiç bir imge aslı o sırada yanı başınızda olmayabilir. Görür gibi olduklarınız beyninizin size anımsattıklarıdır.

Gördüklerinizin, işittiklerinizin, hissettiklerinizin sadece gözlerinizin gördüğü, kulaklarınızın işittiği, elinizin değdiğinin olmadığını kavramak bir başka boyuttur. Beş duyunun sınırlı algı yeteneğinin beynin sınırsız kurgu yeteneğine taşındığı geçittir.

Otistik kişiler kör değil, sağır değildirler, fakat görmez gibi, işitmez gibi davranırlar. Davranırlar da o da bizim alıştığımız gibi değildir. Defalarca uğraşsanız ‘hoçça kal' anlamında el sallamayı öğretemezsiniz. Bir türlü dudaklarını uzatıp ‘muck' diye sevdiklerini. öpemezler. Sevdikleri var mıdır yok mudur onu da anlamanız mümkün olamayabilir. En sevdikleri terkedip gitse peşinden gitmeyi bile bilemezler. Adlarını bildiklerini bilirsiniz de neden defalarca seslendiğiniz de sadece bazen size dönüp baktıklarını anlayamazsınız.

Görüntülerin de seslerin de kokuların tatların da beş duyudan öte yorumlandığı beyni anlamakta zorlanırsınız.

Beynin bu özelliğinin farkında olmayanlara benim deyişim. Beyninin bu yeteneği olmayan, ya da yetersiz olanların karşısında tuzu kuru olanların duruşu benim zoruma giden.

‘- Gözün görüyor ya neden görmez gibi davranıyorsun!'a takılı kalanlara...

‘- Kulakların işitiyor ya neden işitmez gibi davranıyorsun!' diye karşısındakini hırpalayanlara

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...